Hamidiye Şehitliği
Dönmeyenlerin Hikayesi,
Burası sadece mermer bir anıt değil; bir köyün bir neslini tamamen kurban verişinin sessiz çığlığıdır. Eğer yolunuz Çatalzeytin’e düşerse, Ginolu Kalesi’nin manzarasından sonra rotanızı biraz daha iç kesime, Hamidiye Köyü’ne çevirmelisiniz.
Hamidiye Köyü, 93 Harbi, Osmanlı – Rus Savaşı sonrası Batum’dan göç eden muhacirlerin kurduğu bir köydür. Zaten göç ve hüzünle kurulan bu köy, Cihan Harbi patlak verdiğinde en büyük sınavını verir. Köyden 18 genç, askere gider. O dönemde Anadolu’nun pek çok köyünde olduğu gibi, bu gençler de “düğüne gider gibi” davul zurnayla köy meydanından uğurlanır. Arkada eşler, nişanlılar ve anneler kalır.
Yıllar geçer… Savaş biter, Cumhuriyet kurulur, başka köylere gazi olarak dönenler olur. Ancak Hamidiye Köyü’nden giden 18 gencin hiçbiri geri dönemez. Ne bir mektup, ne bir haber, ne de bir künye gelir. Resmi kayıtlara “Umumi Harp Gaibi” olarak geçerler…
İşte köyün girişinde göreceğiniz o anıt, bu “dönemeyenler” için dikilmiştir. Mezar taşları semboliktir; çünkü bedenleri Çanakkale’de, Galiçya’da, Yemen’de veya Kafkasya’da isimsiz tepelerde kalmıştır.
Anıtın üzerinde şu yürek burkan dörtlük yazar:
“Onlar düğüne gider gibi gittiler cepheye, On sekiz yiğittiler, köyleri Hamidiye, Umumi harp gaibi yazıldı künyeleri, Toprağa karıştılar, dönmediler geriye.”